Bağışıklık sistemimiz bizi ayakta tutan hastalıklara karşı savaşan bir sistemdir. Herhangi bir şekilde bu sistemin bozulması zayıflaması direncin azalması gibi durumlarda bir çok hastalık vücudumuza rahatlıkla yerleşebilir. Vücut direncimiz zayıf olduğu için hastalıkla mücadele edemez. Bağışıklık sistemimizi yerle bir eden virüslerden birisi HIV’dir. Bu enfeksiyon bir çok kişinin hayatını kaybetmesine yol açan aids hastalığının oluşma sebebidir.

Türkçe karşılığı edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu olan aids, HIV adındaki mikrobun neden olduğu kan yolu ve cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalık türüdür. Bu virüs vücudumuza girdiğinde hastalıklara karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemimizi yok eder. ve böylelikle hastalıklara yakalanmamız kaçınılmazdır. En basit bir soğuk algınlığında bile bağışıklık sistemimiz direnç gösteremez. Ancak bu hastalık vücuda girdiği anda hastalık görülmez ve bu virüs’ün vücutta bulunduğuna dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Ancak kan tetkikleri sonucunda ortaya çıkar. Aids hastalığı HIV virüsü’nün vücudumuza girmesinden yaklaşık 10-15 sene sonra ortaya çıkar. Bu süre içerisinde aids başkalarına da bulaştırılabilir.

Aids’in tarihçesine bakacak olursak ilk olarak ABD’de görülmüştür. Ülkemizde ilk olarak 1985 yılında görülmeye başlanmıştır. Sağlık bakanlığının verilerine göre 1500’e yakın aids hastasının olduğu açıklanmıştır. Yapılan anketlerde aids hastalığına yakalanan kadın oranının erkeklere oranla 3 kat fazla olduğu saptanmıştır.

Halk arasında sadece cinsel yolla bulaştığı düşünülse de aids’in daha farklı bulaşma yolları da vardır. Öncelikle aids hapşırık,el sıkışma,tükürük,dışkı ve idrar ile bulaşmaz,bunun sebebi ise HIV çok hassas bir virüstür ve havada uzun süre kalamaz. Şu ana kadar aids vakalarından sadece bir tanesinde öpüşme yoluyla bulaştığı tespit edilmiştir ancak asıl sebep öpüşmek değildir, çiftin diş etlerinde kanama olması sebebi ile bulaşmıştır. HIV virüsünün bulaşması için vücut sıvılarının karşıya doğrudan temas etmesi gerekir. Buna örnek verecek olursak sperm veya cinsel sıvılar,kan yoluyla ve anneden bebeğe süt yoluyla geçen bulaşma şekilleridir. Virüs vajinal anal hatta oral ilişkide bile bulaşabilir. Bundan prezervatif kullanarak korunabiliriz. Bu virüs en yaygın homoseksüel ilişkilerde görülür. Korunmak sadece cinsel ilişkiyle sınırlandırılmamalıdır. Örneğin güzellik merkezlerinde yaptırılan manikür pedikür gibi işlemlerde bile kullanılan malzemeler dezenfekte edilmedir. Aids henüz tedavisi olmayan bir hastalıktır. Herhangi bir aşı veya bir tedavi yöntemi bulunamamıştır.